Kripto Para (Sanal Para) Tanımı

Kripto Para (Sanal Para) Tanımı

Kripto para birimleri hem alternatif bir ödeme aracı olma iddiaları, hem de dağıtık defter-i kebir teknolojileriyle son yılların en çok konuşulan finansal yeniliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanal para birimleri en çok emtia para, itibari para ve elektronik para ile özellikle paranın üç temel fonksiyonu bağlamında karşılaştırılmakta; sanal para birimlerinin benzerlikleri kadar farklı yönleri de bulunmaktadır. Günümüzde, ilk sanal para birimi örneği olan Bitcoin’in kullandığı teknolojiyi esas alarak üretilmiş yüzlerce sanal para birimi mevcuttur.

Sanal para birimleri yasalarla düzenlenmiş varlıklar olmadıkları için, özellikle kullanıcılar açısından birçok risk arz etmektedir. Tüm bu risklere rağmen, geleneksel ödeme araçlarına göre sağladıkları faydalarla sanal para birimleri giderek daha çok tercih edilir hale gelmişlerdir. Altyapılarını oluşturan dağıtık defter-i kebir teknolojisi ve madencilik faaliyetleri, yeni kavramlar olmaları nedeniyle hem yoğun ilgi görmüş hem de finansal piyasalarda kullanılma ihtimalleri tartışılmaya başlanmıştır. Mevcut durumda dağıtık defter-i kebir teknolojisinin alternatif kullanımlarına dair projeler mevcuttur. Buna rağmen sanal para birimlerinin yasal olarak düzenlenmesi halen başlangıç seviyesinde seyretmektedir.

Kripto Para Birimleri ve Ödeme Sistemleri

Bu kapsamda sanal para birimleri alanındaki gelişmeleri özetleyen ve konuyu farklı açılardan ele alan kapsamlı bir çalışma yapılmıştır. Sonuç olarak, sanal para birimlerinin kısa vadede itibari paranın yerini alarak para politikasını etkisiz hale getirmesi çok zayıf bir ihtimal olarak görülmektedir. Bununla birlikte konunun dünya çapında ses getirmesi nedeniyle ülkemizde sanal para birimlerine ilişkin yasal düzenlemelerin ve araştırma faaliyetlerinin yapılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır

Ödeme sistemleri ve ödeme araçları, gelişen finansal piyasaların ortaya çıkardığı yeni kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitlenmeye ve evrilmeye devam etmektedir. Modern dünyayı şekillendiren küreselleşme ve yüksek teknolojik uygulamalar, ödemeler alanında ve finans dünyasında bugüne özgü ihtiyaçlar doğurmakta; kimi zaman altyapı yetersizlikleri kimi zaman da yasal çerçeve, bu ihtiyaçların karşılanmasının önüne set çekmektedir. Bu şartlar altında ortaya çıkan sanal para birimi (SPB) kavramı, geleneksel ödeme araçları ve finansal hizmetlerin karşılamakta zorlandıkları yeni tüketici talepleriyle şekillenen bir varlık türü olarak görülebilir.

Finansal piyasalardaki bazı aktörlerin; işlemlerin hızının ve bilgi gizliliğinin artmasına yönelik talepleri ile merkez bankalarının ihraç ettiği ve politikalarıyla yönettiği para birimlerine karşı sergiledikleri protest tutum, SPB’lerin ortaya çıkması ve kısa zamanda adlarını duyurmalarında rol oynayan faktörlerin başında gelmektedir. Çeşitli ödeme araçlarını aktif olarak kullanan dünya çapındaki kullanıcıların çoğu; para havalelerinin, ürün/hizmet
alımı veya satımından doğan parasal hareketlerin daha hızlı gerçekleşmesini doğal olarak talep etmektedirler. Bu talepte e-ticaretin yaygınlaşmasının yadsınamaz bir payı vardır.

E-ticaret ve kripto para

E-ticaretten kaynaklanan işlemler de dahil olmak üzere finansal piyasadaki her türlü işlem çoğunlukla mevcut finansal piyasa altyapıları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu altyapılar, elektronik işlemlerin takasını ve mutabakatını yapan güvenilir üçüncü taraf olarak hizmet vermektedirler. Altyapıların güvenilir bir aracı olarak faaliyet göstermesinin doğal bir sonucu işlem taraflarının belli masraflara maruz kalmalarıdır. Ayrıca bu elektronik platformlarda minimum işlem limiti bulunmakta ve işlemlerin geri dönülmezliğini tam anlamıyla sağlamak mümkün olmayabilmektedir. Bu masraflar, kısıtlar ve ödeme belirsizlikleri kişilerin ancak nakit para kullanarak kaçınabilecekleri unsurlardır. Mevcut durumda ise, güvenilir bir üçüncü taraf olmadan ödeme yapmaya olanak verecek bir mekanizma bulunmamaktadır. Dolayısıyla, halihazırda faaliyet gösteren ödeme mekanizmalarının eksiklikleri, güvene dayalı bir sistemden ziyade işlemlerin şifresel kanıta dayanarak ve elektronik olarak gerçekleşmesine olanak tanıyan SPB’lerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Mevcut ödeme kanallarının eksikliklerine alternatif bir çözüm olarak ortaya çıkan SPB’ler, düşük işlem hacimlerine rağmen kendilerine özgü teknolojileriyle kısa zamanda finans dünyasında dikkat çekmişlerdir. Zaten günümüzde teknolojik gelişmelerle şekillenen finansal piyasalarda, artan işlem çeşitleri online olarak gerçekleştirilmekte ve hemen her gün işlem çeşitliliğini daha da artıracak yeni araçlar geliştirilmektedir. Bu tez çalışması, SPB’lerin ortaya çıkmasında rol oynayan faktörleri, konuyla ilgili temel kavramları, SPB’lerin bilişim altyapılarını öne çıkan örnekler üzerinden açıklamayı; otoritelerin yaklaşımları ile SPB’lerin sunduğu fırsat ve riskleri incelemeyi amaçlamaktadır. Buna ek olarak, SPB’lerin itibari para birimlerinin yerini alıp alamayacağı, böyle bir durumda kısıtlarının neler olacağının ortaya konması önem taşımaktadır. Çalışma sürecinde yapılan araştırmalar neticesinde SPB’lerin en azından yakın gelecekte itibari paranın yerini almasının muhtemel olmadığı sonucuna varılmıştır. SPB’lerin paranın ikamesi olma iddialarının ötesinde; altyapılarını oluşturan teknolojilerin mevcut finansal sistemlerde ve süreçlerde kullanılması, konuya ilişkin araştırmaların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Yakın gelecekte SPB teknolojilerinin tüm unsurlarıyla değil ancak mevcut finansal sistemlerdeki merkezi yapıyı korumak ve her bir sistem için ayrı dağıtık teknolojik altyapılar kurmak suretiyle kullanılmasının mümkün olacağı düşünülmektedir.

Sanal Para Birimi Olgusunun Ortaya Çıkışı ve Tanımı

Finansal teknoloji kavramı finansal hizmetler sektörünü dönüştürme potansiyeline sahip çeşitli yenilikçi iş modelleri ile teknolojileri tanımlamak için kullanılmaktadır (IOSCO, 2017, s.4). Finansal teknoloji projeleri ödemeler, sigortacılık, planlama, fonlama, blok zincir, yatırım, veri hizmetleri ve güvenlik gibi alanlarda varlık göstermektedir. Finansal teknoloji ekosisteminde, büyük bankalar gibi güçlü finansal kuruluşlar ile teknoloji şirketleri ve altyapı hizmeti sunan şirketler aktif rol oynamaktadır.

Finansal hizmetlerin teknolojiyle buluşmasıyla ortaya çıkan finansal teknoloji durağan bir alan değildir. Bu alandaki aktörlere bakıldığında hepsinin zaman içinde birbirine dönüşebildiği görülmektedir (Carr ve diğerleri,
2016). Örneğin finansal kuruluşlar giderek daha teknoloji odaklı bir yapı kazanmıştır. Büyük teknoloji şirketleri ise sosyal ağlar ve eposta üzerinden eşler arası ödeme hizmetleri sunabilmektedir. Finansal teknoloji firmalarının
sayıları her yıl artmakta, en yoğun faaliyet perakende ödemeler alanında gösterilmektedir (Dietz ve diğerleri, 2015). Yenilikçi finansal teknoloji iş modelleri genellikle internet üzerinden otomatik olarak oluşturulan finansal ürün ya da hizmetlerin sunulmasını sağlamaktadır.

kripto para

Bu iş modelleriyle, bankalar ya da yatırım kuruluşları gibi geleneksel aktörler tarafından verilen hizmetler teknolojiye uyarlanmaktadır. Yapay zeka, bilişsel bilim, makine öğrenimi ve Dağıtık Defter-i Kebir (DDK) gibi yeni teknolojiler ise hem finansal teknoloji alanına yeni giren şirketler hem de geleneksel finansal aktörler tarafından kullanıldığı için finansal hizmetleri dönüştürme potansiyeli taşımaktadır. Bankalar ekonomi için halen kritik öneme sahip, kanunlarla ayrıntılı olarak düzenlenmiş, kredi vermede tekel konumunda ve dünyanın en büyük ödeme sistemlerine geçit noktası olan kuruluşlardır. Fakat finansal teknoloji şirketlerinin güçlenmesiyle finansal ekosistem değişmeye başlamıştır. Öncelikle 2008’deki bankacılık krizinden sonra bankalara olan tüketici güveni sarsılmıştır (Dietz ve diğerleri, 2015). Kişiselleştirilmiş hizmetlerin sunulmasına olanak sağlayan mobil cihazların gün geçtikçe daha çok kullanılması, bankaların müşterilerle yüz yüze iletişimden dolayı sahip oldukları avantajı erozyona uğratmıştır. Buna ek olarak, dünya çapında şeffaf ve yüksek erişime sahip veri tabanlarının kurulması finansal teknoloji firmalarının bankalarla rekabet etmede başarılı olmalarına neden olmuştur. SPB’ler, son yıllarda ortaya çıkan en büyük finansal teknolojilerden biridir. SPB olgusu, 2009 yılında Satoshi Nakamoto isimli Japon bir programcının Bitcoin’i oluşturmasıyla finans dünyasına giriş yapmıştır.

Merkezi ve Merkezi Olmayan Sanal Para Birimi Ayrımı

İki yönlü SPB şemaları; ihraç, geri ödenebilirlik, SPB’nin kullanımına ve dolaşımına ilişkin içsel kurallar ile ödeme ve mutabakat süreçleri gibi temel unsurları içermektedir. Sürecin her bir parçası güvenilir, merkezi ve özel bir kuruluş tarafından ya da katılımcılar arasında dağıtık bir usulde yapılmaktadır (IMF, 2016). Bu kapsamda, SPB’leri sınıflandırmak için yaygın olarak kullanılan bir başka kriter merkezi ve merkezi olmayan ayrımıdır.

Sanal Para Birimlerinin Otorite Yapıları

Finansal Suçları Önleme Otoritesi (FinCEN) merkezi SPB’leri, merkez bankasına benzer merkezi bir saklamacı kuruluşa ve merkezi bir yöneticiye sahip şemalar olarak tanımlamaktadır (FinCEN, 2013). Bu merkezi
yöneticiler, SPB’yi ihraç etmek ve işlemlerin kaydedildiği defter-i kebiri tutmak suretiyle sistemi kontrol etmektedir (FATF, 2014). Merkezi olmayan SPB şemalarında ise merkezi bir saklamacı kuruluş ve merkezi yönetici
bulunmamaktadır. Bunun yerine SPB’nin katılımcılar arasında herhangi bir aracı olmadan transfer edilmesine olanak tanıyan bir yapı mevcuttur. Merkez bankasının yerini, sistemin işleyişini yöneten ve sistem katılımcılarının
işlemleri doğrulanmasını sağlayan iç protokoller almıştır. Merkezi olmayan SPB şemalarına en büyük örnek Bitcoin’dir. Bitcoin’in ortaya çıkışından itibaren birçok SPB geliştiricisi Bitcoin’i takip etmiş ve SPB şemalarını
merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymayacak şekilde tasarlamıştır. Bitcoin gibi merkezi olmayan SPB’ler, değerlerine olan güveni, merkezi bir otoritenin politikasına ve kapasitesine değil, kullanıcıların dağıtık mekanizmaya olan
güveni üzerine inşa etmektedirler. Merkezi olmayan SPB’lerin sayısının gün geçtikçe artmasının muhtemel sebepleri olarak :

*Daha yüksek işlem doğrulama hızı, enerji verimliliği ve daha sağlam bir algoritma sayesinde Bitcoin’in zayıf noktalarını güçlendirmeleri,Mevcut madencilik ağına yeni alternatifler getirmeleri,

*Bitcoin sisteminde bulunan sanal cüzdanlardan geçici olarak para çekememe gibi sorunlar karşısında kullanılmak üzerealternatif bir saklama hizmeti sunmaları,

*SPB’lere olan yoğun ilgiden faydalanmak için para birimlerini
ihraç etmeden önce ilk birimleri üretmiş olmaları sayılabilir.

SONUÇ

SPB’ler Bitcoin’in ortaya çıkmasından itibaren finansal piyasalarda her geçen gün daha fazla dikkat çeken bir olgu olarak karşımıza çıkmıştır. Gerek geleneksel ödeme yöntemlerine alternatif sunması gerekse
altyapısında barındırdığı teknolojik yenilikler SPB’lerin öne çıkmasında rol oynayan faktörlerdir. Bugün Bitcoin’i örnek alarak geliştirilmiş birçok SPB bulunmakla beraber farklı algoritmalarla çalışan SPB’ler bulmak da
mümkündür. SPB’ler günümüz itibarıyla sağladığı faydalardan çok; finansal sistem, dolayısıyla da merkez bankaları için arz ettiği risklerle dikkat çekmektedir. Son zamanlarda finansal piyasalarda hizmet veren bazı
aktörlerin SPB kabul edeceklerine dair açıklama yapmaları ve SPB’leri itibari paraya çevirebilen takas platformlarının ortaya çıkmasıyla beraber, kullanıcıların bu yasal statüsü bulunmayan varlık hakkında uyarılmaları
ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Merkez bankalarının, ödeme sistemleri, para politikası, banknot ihracı ve finansal istikrara ilişkin olarak üstlendikleri misyon nedeniyle ödemeler alanıyla yakından ilgilenmeleri kaçınılmazdır.

Başta perakende ödemeler olmak üzere, ödemeler alanının genelinde yaşanan yeniliklerin güvenlik ve etkinlik açısından önemli sonuçları olduğu için birçok merkez bankası bu gelişmeleri yakından takip etmektedir. SPB’lerin ödemeler alanında gerçekleşen bir yenilik olarak ortaya çıkışıyla merkez bankalarının ilgisini çekmiştir. SPB’ler ve DDKT, merkez bankaları ve diğer otoritelerin bazı politik kararlar almalarını adeta zorunlu kılmaktadır. Kullanım seviyelerinin düşük olması nedeniyle SPB’lerin günümüz itibarıyla ödeme alanı için arz ettiği risklerin düşük seviyede olduğunu söylemek mümkündür.

Kripto paralar risklimidir ?

Bu risk seviyesi, ekonominin geneli için daha da düşüktür. Gelecekte herhangi bir SPB’nin ekonomide yaygın olarak kullanılması halinde merkez bankaları bazı sorunlarla karşı karşıya kalacaklardır. Merkez bankalarının para politikalarını uygulama konusundaki etkinliği azalacaktır. Çünkü SPB’ler itibari para birimlerine alternatif olarak kullanılacak ve merkez bankalarının para ve kredi süreci üzerindeki kontrolleri azalacaktır. Aynı zamanda merkez bankalarının senyoraj gelirlerinde düşüş yaşanacaktır. Fakat SPB’lerin Paypal, kredi ve banka kartı gibi senyoraj gelirlerini direkt olarak etkilemeyen online ödeme metotlarının bir alternatifi olarak kullanıldığı gözden kaçırılmamalıdır. Diğer varlık çeşitlerinde olduğu gibi, SPB ya da SPB bazlı varlıkları likide çevirmek için bir
acelenin olması finansal sistemin istikrarını etkileyebilmektedir. Örneğin genel olarak SPB kavramına ya da üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarına olan güvenin azalması kullanıcılarda ani bir şekilde SPB bozdurma isteği
uyandırabilir.

1 yorum
  1. […] doğru tercihte bulunabilmek adına öneriler ya da tavsiyeler değil tamamen kişisel kripto para tercihine yönelim gösterilmelidir. Kişisel istekler ve talepler doğrultusunda tercih edilen […]

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Ediyorum Daha Fazla Bilgi